Mayıs 2012
AramaEn son konularEn çok konu başlayanlarEn iyi yollayıcılar | Hadisi Kutsi Paz Ara. 04, 2011 1:05 am tarafından Birdost Rahmani .
1.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: [Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.][Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] alt="" /> Ölümün hak olduğuna iman eden kimse, nasıl sevinip ferahlık duyar? Buna taaccüp ederim! Bana ibadet ederek beni hatırlayınız ki, bende sizi mağfiretimle anayım. O halde şanıma yaraşan, ibadetle beni hatırlayanı; mağfiretimle yad etmem gerekli. Kim günah işlediği halde beni hatırlarsa, gazap anında benim de onun hatır lamam, bana gerekli. Allahü Teâlâ şöyle buyurmuş: Ey insanoğlu! Günün evvelinde kılınması gereken dört rekat namazdan geri kalma ki, bende seni o günün sonuna kadar koruyayım. Allahü Teâlâ buyurmuş: Ölümün hak olduğuna iman eden kimse, nasıl sevinip ferahlık duyar;buna taaccüp ederim. Yine o kimseye taaccüp ederim ki,hesap vermeye iman ettiği halde, ha bire nasıl mal toplar; mezara girmek hak olduğu halde nasıl güler!... Ahiret gününün var olduğuna gerçekten inanan kimse, nasıl ferahlık duyar? Buna taaccüp ederim!.... Dünyayı bilip de onun yok olacağına iman ettiği halde, bu dünya ile yetinip tatmin olan kimseye şaşılır. Dili ile alim olup kalbi ile cahil bulunana taaccüp ederim. Kalbi temiz olmadığı (iman etmediği) halde, su ile temizlenen kimseye taaccüp ederim. Kendi kusur ve ayıplarından gafil olarak başkalarının kusur ve ayıplarıyla uğraşan kimseye taaccüp ederim. Kulun her işini Allahü Teâlâ’nın bildiğine iman ettiği halde, o na isyan eden (günah işleyen) kula taaccüp ederim. Nasıl O’nun yasalarına karşı gelir?! Yalnız başına öleceğini, yalnız başına kabre gireceğini ve yalnız başına hesaba çekileceğini bilip buna iman eden kimse, nasıl insanlardan medet umar ve onlara nasıl bağlanır? Buna şaşılır!.. Benden başka ibadet edilecek hiçbir ilah yok; hak benim! Muhammed benim kulum ve elçim. (s.a.v.) 2.Hadisi Kutsi. Çeşitli konularda: Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Varlığım: (İnsanın) kendi varlığına şahitlik eder ki; benden başka hiçbir ilah (yaratıcı, yönetici, otorite ve saltanat sahibi) yok. Varlığım, kendi varlığına şahitlik eder ki, benden başka hiçbir ilah yok. Eşsiz olduğum gibi, mülkümde ortağım da yok! Muhammed (s.a.v.) kulum ve peygamberim. O halde kim benim hükmüme razı olmaz, verdiğim belaya sabretmez, nimetlerime şükretmez ve verdiklerimle kanaat etmezse; kendisine benden başka bir yaratıcı arasın. Dünya (menfaat ve şöhretleri) için, üzüntülü olarak sabahlayan kimse, benden (rahmetinden) kaçar gibi sabahlamış olur. Kim kendisine inen bir musıbeti şikayet ederse, gerçekte beni şakayet etmiş olur. Bir zengine de zenginliği için hürmet eden, dinin üçte ikisi gider. Bir ölü üzerine (ağlayıp)yüzünü tokatlayan kimse, eline bir süngü alıp onunla Allâh Teâlâ’ya savaşır gibi! Mezarlar üzerinde biten yeşillikleri kesen kimse, kâbemi eliyle yıkmış gibi! Yediği yemeğin helâlden mi, haramdan mı olduğuna aldırış etmeyenlerin, hangi kapıdan Cehennem’e gireceğine beis görmez (yani Cehennem’in bütün kapıları; onlara açık)! Her gün dinini kuvvetlendirmeyen kimse, noksanlık içinde; Noksanlıkta olanlar (kötüye gidenler) için ölüm daha hayırlı!.. (Çünkü her geçen gün; sevabı azalıyor, günahı çoğalıyor)!.. Bildiği ile amel eden kimseye; bilmediği şeyleri de öğrenmeyi Allahü Teâlâ nasip eder! Uzun emel ( arzular, istekler ve ümitler peşinde koşanların işi netice vermez veya makbul olmaz! 3.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allaha Teâlâ şöyle buyuruyor: Dünyan hayatını kazanmak için ömrünü harcadın; Cennet için hiç çalışmadın. “Ey insanoğlu! Bilmiş ol ki, kanaat eden kimse zengindir; kıskançlığı da bırakırsa; huzura kavuşmuş olur. Haram ve yasakları bırakan kimsenin dini özleşmiş olur. Gıybeti terk eden de sevgi belirtileri meydana gelip, herkes onu sever ve iyilikleri çoğalır. İnsanların fenalıklarından sıyrılıp kenara çekilen, onların zulmünden kurtulur. Az konuşan aklı kemale ermiş demek. Rızkın azına razı olan kimse Allahü Teâlâ katındaki tükenmez nimetlere güvenmiştir. Ey insanoğlu! Bildiklerinle amel etmediğin halde, bilmediklerini neden öğrenmek istersin? Dünyan hayatını kazanmak için ömrünü harcadın; cennet için hiç çalışmadın. Sanki yarın ölmeyeceğini biliyorsun da, dünyada devamlı kalacaksın gibi mal topluyorsun. Allahü Teâlâ dünyaya şöyle emretti: Sana hırsla düşkün olanı mahrum et! Seni önemsemeyip geri çevirenleri de ara (onları mahrum etme). Sana düşkün olanı kendine hizmetçi edin ve sana düşkün olmayana hizmetçi ol. 4.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Rızka kanaat. Dünya işleri için üzüntüye düşen kimse, Allahü Teâlâ’nın gazabını (öfkesini) artırır ve rahmetinden uzaklaşır; dünyada yalnız zahmet çeker Âhirette ise ancak meşguliyeti çoğalır. Ey insanoğlu! Rızkına kanaat etmediğin zaman, Allahü Teâlâ senin boynuna bitmez ve tükenmez bir emel (hırs dolu arzu) ile asla boş vakit bulamayacağın bir meşguliyet verir! Ey insanoğlu! Her gün güneş üzerinden geçip batarda ömrün-den azalma olur; halbuki sen bunu bilmezsin. Her gün senin rızkın bol bol verilir; fakat sen hamd etmezsin; ne aza kanaat edersin ne çoğa doyarsın. Ey insanoğlu! Hiçbir gün yoktur ki; yeni rızık sana gelmiş olmasın. Bir gece yoktur ki; yeni bir rızık sana gelmiş olmasın. Bir gece yoktur ki; iyi bir melek senin katında kötü bir ameli bana getirmiş olmasın. Benim rızkımı yiyorsun, bana isyan ediyorsun. Bana dua ediyorsun, ben desenin duanı kabul ediyorum. Benim bereketim ve hayrım sana iniyor, kötülüğün bana yükseliyor. O halde ben sana ne güzel yardımcıyım!.. Sen ise bana ne kötü kul-sun!.. Ben senin kulluk hallerinde beis görmem; sen ise utanmak vazifen olduğu halde benden utanmazsın! Beni unuturda benden başkasını hatırlarsın. İnsanlardan korkarsında benim gazabımdan (öfkemden) ve tuzağımdan güven içinde olursun!.. 5. Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Ne zamana kadar vakitleri geciktirip de; sonra tövbe edeceksin? Ey insanoğlu! Ne zamana kadar vakitleri geciktirip de; sonra tövbe isteyeceksin? Ahiret nimetlerini istersin; fakat Ahiret için çalışmazsın. Abitlerin (Allahü Teâlâ’nın emirlerine yasaklarına itaat eden iyi kulların) sözlerini söylersin; fakat sen münafıkların, inkârcıların yaptıklarını yaparsın! Nimetlendirildiğin zaman kana-at etmezsin; belaya çarpılınca sabretmezsin. İnsanlara hayır ve iyilik emredersin, onu sen işlemezsin. Kötülükten alıkoyarsın, kendin ondan korunmazsın. İyi kimseleri seversin, sen onlardan değilsin. Yapmadığın şeyi söylersin, emredildiğin şeyi yaparsın. Hakkını tamamen alırsın; Fakat başkasının hakkını da tam ödemezsin. Her yeni doğan gün, arz sana şöyle diyor: Ey insanoğlu! Sırtımda gezip dolaşıyorsun;fakat son durağın karnımdır. Bugün sırtımda gülüyorsun; fakat yarın böcekler karnımda seni yiyecek! Kabirde sana şöyle diyor: Ey insanoğlu, ben hem hesap sor-ma, hem vahşet hem de yalnızlık eviyim; o halde beni tamir et, beni yıkıp harap etme. 6. Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyurur: EY İNSANLAR! BENİ YÜCELTMENİZ İÇİN SİZİ YARATTIM “Ey insanoğlu! Ben azlıktan dolayı sizinle çoğalmak ve yalnızlıktan sizinle ünsiyet etmek için sizi yaratmadım. Yine bir işte aciz kalıpta sizden yardım istemek ve menfaat sağlamak veya bir zararı gidermek için; sizi yaratmadım. Ben sizi, ancak bana çok ibadet (emirlerime ve yasaklarıma itaat) edesiniz, bana çok şükredesiniz ve sabah akşam beni noksanlıklardan yüceltesiniz diye yarattım. Eğer sizden öncekileriniz ve sizden sonrakileriniz, dirileriniz ve ölüleriniz, küçükleriniz ve büyükleriniz, hürleriniz ve köleleriniz, insanlarınız ve cinleriniz hep bana ibadet için toplansalar, bu benim mülkümde zerre miktarı bir ağırlık yapmaz. Yine sizden öncekileriniz ve sonrakileriniz, dirileriniz ve ölüleriniz, küçükleriniz ve büyükleriniz, hürleriniz ve köleleriniz insanlarınız ve cinleriniz bana isyan etmek üzere toplansalar, bu benim mülkümden zerre miktarı bile eksiltmez. Allâh yolunda uğraşıp cihat eden, kendi menfaatine cihat etmiş olur; çünkü Allâh’ın insanlara ihtiyacı yok! Halbuki insanlar Allâh’a muhtaçlar! Allâh ise hiçbir şeye muhtaç Değil hamd edil-meye (övülüp yüceltilmeye, hürmet ve saygıya) layık. Ey insanoğlu! Ettiğin işe göre hesaba çekileceksin ve ektiğin şekilde biçeceksin; çünkü dünya Âhiretin ekin tarlası.” Hatırlatma: Allahü Teâlâ’nın emirlerine ve yasaklarına ita-ati bırakıp da; arzularına ve isteklerine itaat edenler; kimi yüceltmiş olurlar ?! Düşünmeleri menfaatlerinin gereği!.. 7. Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Altın ile gümüşün yaratılış gayesi! Altın ile gümüş yarattım ki: Onlar sebebiyle rızkımı yiyesiniz, elbiseleri giyesiniz, güzel isimlerimi yüceltesiniz, nimetlerime şükrede sininiz; bana ibadette, onları yardımcı yapasınız ve Cennete bir yol edinesiniz, bunlarla (Cehennem) ateşimden korunasınız. Halbuki siz dünyaya daldınız ve bana isyan etmek için bunlarla (altın ve gümüşle) kuvvetlendiniz; bunları başlarınızın tacı ettiniz; beni (emirlerimi ve yasaklarımı) bırakıp onlara tapındınız (onları verenlerin kulu kölesi oldunuz)! Kitabımı (emirlerimi ve yasaklarımı) ayaklar altına aldınız! Evlerinizi yükselttiniz. Benim evlerim olan cami ve mescitleri ise alçakta bıraktınız. Evlerinizi şenlendirdiniz, benim evlerimi (ibadet haneleri) kimsesiz bıraktınız. Hayır, siz iyi ve hayırlı kimseler değilsiniz!. Ey kullarım: Dünya ve dünya malı ile sizin bulunuşunuz kireçle badana edilip beyazlatılan mezara benzer; dışı güzel içi ise çirkin görünür. İnsanların sevgilerini kazanmak için; tatlı dil ve güzel işler yaparak onları aldatıyorsunuz. Bana ise katı kalpleriniz ve çirkin işlerinizle yöneliyorsunuz. Ey insanoğlu! Damda yanan lamba karanlık eve fayda vermediği gibi, çirkin işlerinizin yanında iyi sözleriniz bir fayda vermez! Ey insanoğlu, ibadet ve işlerini ancak benim rızama uygun yap. Ey insanoğlu, bil ki: Ben ancak benim rızam için yapılmış olan ameli kabul ederim. O halde benden dilenip durma; çünkü ben sana dilencilerin istediklerin den daha faziletlisini (Aklını organlarını sakat değil tam) verdim. 8. Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Ebedi saadete ulaşmanın şartları: Ey insanoğulları! Biliniz ki; ben sizi boşuna başı boş yaratmadım; yaptıklarınızdan habersizde değilim! Sizler katımdaki büyük nimetlere (menfaatlere) ve ebedi saadete ve rızama ancak hoşlanmadığınız ağır şartlara sabretmekle ulaşabilirsiniz! O halde, bana ibadet (emirlerime ve yasaklarıma itaat) etmede göstereceğiniz sabır; emirlerime ve yasaklarıma karşı gelmenizden dolayı çekeceğiniz cezadan size daha kolay! Ey insanoğulları! Kendilerine hidayet ettiklerim müstesna. Hepiniz sapıtmışsınız. Hepiniz manen hastasınız; şifa verdiklerim müstesna. Hepiniz muhtaçsınız; ihtiyaçtan beri kıldığım kimseler müstesna. Hepiniz helâk tasınız; kurtardıklarım müstesna. Hepiniz kötülük edersiniz; ancak koruduğum kimseler müstesna. O halde Allah’a tövbe ediniz ki, Allahü Teâlâ size merhamet etsin (günah-larınızı bağışlasın). Allahü Teâlâ katında haya perdelerinizi yırt-mayınız; zira sizin esrarınız ona gizli kalmaz. 9. Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Dilimizin sorumluluğu! Ey insanoğulları! Mahlukatıma lanet etmeyiniz; yoksa lanet size döner. Ey insanoğulları! Benim isimlerimden bir tek isimle gökler boşlukta direksiz olarak dosdoğru duruyor. Halbuki sizin kalpleriniz, kitabımın tümündeki öğütle doğrulmuyor!.. Ey insanoğulları! Biliniz ki, taşlar su ile yumşamadığı gibi; benden korkmadıkça; katı olan kalplerinizde öğütle yumşamaz! Ey insanoğlu! Suyu tatlı tatlı içiyorsun da, bana hamd etmiyorsun. Afiyetle yemek yiyorsun Allahü Teâlâ’ya şükretmiyor; (emirlerine ve yasaklarına itaat etmiyorsun). Yiyip içtiğinin sana- eziyet vereni senden kolayca çıkıyor, sen ise bundan gafilsin ve bunun faydalısı sana ulaştığı halde, sen bundan habersizsin. Ha-ramdan kaçınmasın da, günah kazanırsın; ve ateşten korkmazsın, Allahü Teâlâ’nın cezasından da korkmazsın!. Ey insanoğulları! Şahitlik edesiniz ki; siz Allahü Teâlâ’nın kullarısınız! Sonra ona nasıl isyan ediyorsunuz? Ölümün hak olduğunu bildiğiniz halde; nasıl olur da ondan tiksinip kaçarsınız. Dillerinizle bilmediğiniz şeyleri söylersiniz ve onları önemsemez-siniz. Halbuki,bu Allahü Teâlâ’nın katında büyük sorumluluğu gerektirir. 10.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Kur’an ın Şifa olması. Ey kendilerine kitap verilenler! Size Rabb’inizden açık delil ve kalplerde olan manevi hastalıklara bir şifa olan KUR’AN geldi. Ey insanoğulları! Siz ancak kendisine iyilik edenlere iyilik edersiniz. Size yakınlık gösterenlere yakınlık edersiniz. Ancak sizinle konuşanlarla konuşursunuz. Ancak size yedirenlere yedirir-siniz. Ancak size ikram edenlere ikram edersiniz. Hiç kimsenin diğer bikrimse üzerine üstünlüğü yoktur. Gerçek müminler o kimseler ki; Allahü Teâlâ ve onun peygamberlerine iman ederler. Ve kendilerine kötülük edenlere iyilik ederler kendilerinden ilgiyi kesenlere yardım ederler, kendilerine darılanlarla konuşurlar, kendilerine ihanet edenlere ikramda bulunurlar....Muhakkak ki ben, bütün yaptıklarınızı bilirim ve onlardan haberdarım. 11.Hadîsi Kutsi: Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: Ey insanlar! Dünya hayatına güvenmeyin! Ey insanlar! Dünya ibret alınmak için yaratılmış bir yer; güvenilecek bir yer değil! O halde dünyaya itibar etmeyiniz; çünkü o geçici, nimetleri de yok olmağa mahkum; hayatı da kesik. Öyle ise size ölüm gelmeden önce iyi iş ve amellerle ölüme hazır olunuz. Sizden evvel gelip geçen babalarınız ve oğullarınız nerede? Bu size bir ibret ve öğüt olarak da yeter! Peygamberimiz (Hz.) Muhammed (s.a.v.) buyurmuştur): Ben Cennetin kapısında durdum; Cennete girenlerin çoğunun fakirler olduğunu gördüm; zenginler ise bekletilmişlerdi. Gerçekten dün-ya, Cennette evi olmayanların evi; Âhirette malı bulunmayanların yeri! Aklı olmayan dünya için pek çok rızık toplar; anlayışı olmayanda dünya malı ile ferahlanır. Âhirete sağlam imanı olmayan dünyaya düşkün olur ve bilgisi bulunmayan da; onun zevkini arar. Kim geçici bir nimeti, kısa bir hayatı ve devamsız bir zevki severse, kendine zulmetmiş, Allahü Teâlâ’ya isyan etmiş, Âhiretini unutmuş, dünyası da onu aldatmış olur!.. Ey insanoğlu! Çok kimseler var ki: Dünyada onlara Allah Teâlâ çok yüksek makamlar ve dereceler verir; halbuki bu Âhirette azap çokluğu için! Ne kadar insan var ki, hakkında iyi sözler söylenir; halbuki o insan kendine zulmetmiş helake düşmüş kimse! Yani insanlardan dünyada çok kimseler var ki; bunlar hakkında insanlar der ki; bu kimse dürüsttür iyidir. Halbuki o adam Allahü Teâlâ’ya asi, kendisine zulmetmiş kendisini helak etmiş.Ne kadar-da helake düşmüş kimse var ki; ben onun günahlarını örterim. Zira ben günahları örten Allah’ım. Yani insanlardan çoğu işlediği günahları bildiğinden kendini helakte görür; fakat ayıpları çok örten Allahü Teâlâ’nın örtmesiyle helak dan kurtulur. Sıhhat ve afiyetin devamına aldanan ne kadar insan var ki; günah kazan-makta da (farkında değil). Günah irtikap edenler, kazandıkları o günah yüzünden cezalandırılacaklar. Ey insan oğulları çalışmalarınızı benim için yapın ki; bende size karşılık mükafat vereyim. Benim için amel edin ki, size merhamet edeyim. Rızamı kazanma-ya gayret edin ki, size sevap vereyim. Çünkü benim katımda hiç-bir gözün görmediği hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir insanın gönlünde olmayan, meleklerin gönlün de olan nimetler vardır. (Yani Allahü Teâlâ katında bütün cennet nimetleri var. Eşi ve ben-zeri olmayan Allahü Teâlâ’yı görmek var. Bunu hiçbir göz görmemiş hiçbir kulak duymamış ve hiçbir insanın kalbine de düşmemiş. Allah Teâlâ’nın elçisi Peygamberimiz (Hz.) Muhammed (s.a.v.)’ den başkası onu dünyada görmedi. Gerçekten benim katımda bitmez ve tükenmez nimetler var. Benim hazinelerim azalmaz. Ben merhameti çok bağışı ziyade olan ve tövbeleri kabul eden ikram sahibiyim. (yani ben öyle bir Âllâh’ım ki; af dileyen günahkarların tövbesini, tevhit getirenin, tesbih edenin, zikir yapmanın zikrini, Cennet’ime, bitip tükenme-yen Rahmetine ve mağfiretime şükreden Abitlerin tövbesini kabul ederim). Bir Kudsi hadiste Allahü Teâlâ şöyle buyur muştur: Ben ku-lumun zannı üzereyim ve beni anıp zikrettiği zaman onunla beraberim. (Tövbe eden tövbekârın; tövbesinin kabul edildiğini, zannettiği gibi) 12.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: EY İNSANLAR! İMAN SÖZÜNÜZÜ YERİNE GETİRİN Kİ CENNET SÖZÜMÜ YERİNE GETİREYİM! Ey insanlar! Size verdiğim bunca nimetleri hatırlayın ve bana olan (ezeldeki iman) sözünü yerine getirin ki; bende size olan (Cennet) vadimi yerine getireyim. Yalnız benden korkun. Malı zahmetle kazandığınız gibi, Cennete girmeniz için zahmet çekmeniz gerekir. Farzları yerine getirdikten sonra farz olmayan ibadetlerle benim rahmetime yaklaşasınız. Fakirlerinizin gönlünü almak-la, benim rızamı kazanınız. Sohbetlerinizde âlimlere rağbet gösteriniz; çünkü benim rahmetim bir an bile onlardan ayrılmaz. Ey Mûsa (s.a.v.)! sözümü dinle, söylediğim haktan başka bir şey değildir. Bir fakire karşı büyüklenen kimseyi, kıyamet günün-de (küçültüp) bir karınca gibi diriltirim. Bir alime veya ana baba-sına alçak gönüllü olanları; hem dünyada hem de Âhirette yüksel-tirim. Kim bir Müslümanın gizli hallerini yayarak örtü perdesini yırtmaya kalkışırsa; ben da onun gizli hallerine ait perdeyi yetmiş defa parçalarım. Kim de bir Müslümanı fakirliğinden dolayı kü-çümserse, gerçekten benimle savaşa çıkmış olur. Bir mümini benim rızam için seven kimse ile melekler dünya-da ve Âhirette musafaha ederler. 13.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: EY İNSANLAR! BANA OLAN İHTİYACINIZ KADAR; (yasalarıma) İTAAT EDİNİZ Ey insanoğlu! Bana ihtiyacınız kadar, ban itaat ediniz; çünkü Cehennem’e sabrınız gayet az. Dünyada bekleyişiniz kadar kazanınız; çünkü dünya Ahiret çalışmalarınızın evi. Geciken ecellerinize, mevcut servetinize ve gizli kalmış günahlarınıza bakmayınız; çünkü Allahü Teâlâ dan başka her şey yok olmaya mahkum!.. Hüküm de yalnız O’nun ve sonuçta da ona döndürüleceksiniz!.. Ey insanoğulları! Eğer fakirlikten korktuğunuz gibi cehennem ateşinden de korkaydınız muhakkak surette ben sizi ateşten kurtarırdım ve ümit etmediğiniz yerden sizi zengin ederdim; ihtiyaçlarınızı da giderirdim. Eğer dünyaya düşkün olduğunuz kadar Cennete de rağbet edeydiniz iki cihanda sizi saadete erdirirdim. Eğer birbirinizi andığınız gibi beni de anaydınız, melekler de sabah akşam size rahmet dileğinde bulunurlardı! Eğer zenginlerinize ettiğiniz iyilik ve ihsan gibi, fakir olan iyi kullarıma da ihsan edeydiniz, size peygamberler ikramını yapardım. Fakat siz; dünya sevgisi ile kalplerinizi öldürüyorsunuz. Halbuki dünya menfaatlerinin yok oluşu pek yakın!.. 14.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: EĞER İBADET EDEN İHTİYARLAR, SAMİMİYETLE ALLAHÜ TEÂLÂ’YA İBADET (İTAAT) EDEN GENÇLER OLMASAYDI! Ey insanoğlu! Çok lambalar var ki, onların her birini rüzgar söndürmüştür; nice ibadet eden var ki, onları nefislerini beğen meleri bozdu. Nice zengin vardır ki, bunları mal çokluğu ifsat etmiş-tir nice fakir vardır ki, onları fakirlik yoldan çıkarmış. Nice sağ-lam yapılı kimseler vardır ki, onları sağlık bozmuştur. Nice has-talar vardır ki, onları hastalık yoldan çıkarmıştır. Nice alim vardır ki, onları ilim bozmuştur. İzzetim ve azametim hakkı için: Eğer ibadet eden ihtiyarlar, samimiyetle Allahü Teâlâ ya itaat eden gençler, süt emen çocuklar Ve otlayıp yayılan hayvanlar olmasaydı, üzerinizdeki göğü demir yaratırdım, altınızdaki yer sert bir kaya ve toprağı da kül ederdim. Gökten de size bir damla su indirmezdim ve yeryüzünde sizin için Nebat bitirmezdim; ve azabı üzerine su döker gibi dökerdim. Ancak bu sayılsan mevcut olunca, gelmesi gereken musibetler de im-kansız olmuştur. Kuvvet ve kudret ancak yüce ve büyük Allahü Teâlâ’nın dır. 15.Hadisi Kutsi. Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: SÖZÜNÜZÜN KÖTÜSÜ YALAN! İŞLERİNİZİN KÖTÜSÜ DE KOVCULUK! “Ey insanoğlu! Senin vücudun et ve kandan ibaret!.. O halde bunları helal şeylerle besle. Eğer işini dürüst yaparsan, etin ve ka-nın Cennete hak kazanır. Zira Cennete haram ve şüpheli şeyler giremez. Lamba gibi olma; çünkü lamba insanlara ışık verir ama; kendisini yakar (insanlara doğru yolu gösteren ışık olup; kendin kötü yollara giderek; lamba gibi kendini yakma)!.. Kalbi öldüren, cesedi bozup onu yakan dünya sevgisini kal-binden çıkar; çünkü bunlar Cennete layık olmazlar. Muhakkak ki, ben bir kalpte benim sevgimle dünya sevgisini asla bir araya ge-tirip toplamam! Rızık toplamak nefsine eziyet etme; (emir ve ya-saklarıma muhalefet ederek nefsini; ateşime atma!) Çünkü rızkı böldüm. Cimri de olma! Çünkü cimrilik mahrumiyet; menfaatler ise devamlı değil. Menfaatlerin zirvesine ulaşmayı istemek bere-ketsizlik. Ecele gelince, onun vakti muayyen. Değişmeyen gerçek-ler bilinen Allahü Teâlâ’nın kelâmları! Hikmetin en hayırlısı! Allahü Teâlâ’nın korkusu! Zenginliğin hayırlısı kanaat. Sana verdiğim şeylerin hayırlısı afiyet. Sözünün kötüsü yalan. İşle-rinizin kötüsü de kovculuk. Ben kullara asla zulmetmem” 16.Hadisi Kutsi. Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: EY İNSANLAR! YİYEMEYECEĞİNİZ ŞEYLERİ NİÇİN TOPLUYORSUNUZ?! “Ey kendilerine kitap verilen (Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlar)! Yapmadığınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Sakınmadı-ğınız şeylerden, insanları niçin sakındırıyorsunuz? Yapmadığınız şeyi niçin emrediyorsunuz? Yiyemeyeceğiniz şeyleri niçin topluyorsunuz? Acaba sizde ölüme karşı bir teminat mı var? Yoksa Size Cehennemden kurtuluş belgesi mi geldi? Yoksa Cennete girişiniz mi gerçekleşti? Yoksa sizde Allahü Teâlâ’nın azabından kurtuluş beraatımı var?! Nimet, sizi şaşkına çevirdi (israf ve sefa-hat içinde yüzüp gidiyorsunuz)! Size edilen bol ihsanlar, sizin ah-lakınızı bozdu. Uzun uzadıya arzu ve istekler sizi Allahü Teâlâ’ya karşı aldattı. Sıhhat asla sizi aldatmasın; çünkü sağlık belirli gün-ler ve sayılı nefeslerden ibaret! Sizin gizli hallerinizde açık; onları kendisine hiçbir şey gizli bulunmayan Allahü Teâlâ görür. Ey akıl sahipleri, Allahü Teâlâ’dan korkun ki; kurtulasınız! Elinizde bu-lunanları gelecek Ahiret sevabı için hayırlara harcayın! Ey insanoğlu! Sen Annenin karnından çıkalı ömrünü bitirmek yolundasın. Ey insanoğulları! Dünyanın lezzetiyle size tuzak kur-ması karşısında haliniz bala düşen sineğe benzer; içine her bulaştıkta helak olur. İnsanların istifadeleri için kendini yakan odun gibi olma.” 17.Hadisi Kutsi. Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: EY İNSANOĞLU! SANA EMRETTİKLERİMİ YAP YASAKLADIKLARIMDAN DA KAÇ! EĞER BÖYLE YAPARSAN SENİ HİÇ BİR ZAMAN ÖLMEYECEK CANLI YAPARIM. Ey insanoğlu! Sana emrettiğim şeyi yap; yasakladığım şeyden de kaç! Eğer böyle yaparsan seni hiçbir zaman ölmeyecek canlı yaparım. Ey insanoğlu! Sözün tatlı olurda işin çirkin bulunursa, o tak-dirde sen münafıkların başısın. Dış görünüşün güzel; fakat için çirkin ise helak olanların en perişanısın. Allahü Teâlâ ve müminlere hile kurmak isteyenler, ancak kendilerini aldatırlarda farkında olmazlar. Ey insanoğlu! Benim cennetime ancak yüceliğime karşı küçülen, gündüzünü beni anmakla geçiren ve benim rızam için nefsini yasak şeylere düşmekten alıkoyan kimse girer!.. Ey insanoğlu! Tanıdık kimsesi bulun mayan zavallıyı barın-dır, fakire genişlik ver, yakın akrabaya iyilik et, felâkete düşeni acı, yetime ikram et; ona karşı merhametli bir baba gibi ol! Dullar için de; merhametli eş gibi ol! Kim bu halde olurda bana düa ederse; onun düasını kabul eder ve istediğini de veririm! 18.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: NAMAZ VAKTİ GELİRDE ONU KILMAYA VAKİT AYIRMAYAN İNSAN BENDEN GAFİL OLMUŞ OLUR! Ey insanoğlu!Benden şikayet ediyorsun; halbuki benim gibi Bir varlık şikayet olunmaz. Beni unutuyorsun;halbuki benim gibi bir varlık buna hak kazanmaz. Birde ne zamana kadar sana verdiğim menfaatleri inkar (Güneş’ten, yıldızlardan, rüzgardan, havadan, topraktan, sudan ve benzeri varlıklardan bileceksin)? On-ları da yaratan yüce varlık benim! Ben ise kullarıma asla zulme-den değilim! (Ancak yaptıklarınızın: Hayır veya cezasını veririm) Benim kitabımla ne zaman kadar eğleneceksin? Ben seni gü-cün yetmeyecek bir şeyle sorumlu tutmuş değilken?.. Sen ne za-mana kadar benden iğliyi keseceksin?! Halbuki ben senden iyiliği mi kesmiş değilim. Benden başka sana yardımcı olmadığı halde, ne zamana kadar bana hamt etmeyeceksin, hiç benden başkası sana şifa verebilir mi?.. Senin hakkındaki kaza ve kaderim senin için hayırlı olduğu halde; sen ne zamana kadar kaderime öfkelenip karşı “çıkacaka-rak” içinde bulunduğumuz zaman bize yapacağını yaptı, şu veya bu felakete bizi attı. Deyip (onların benim sana cezam olduğunu unutacaksın? (Gökten devamlı surette size yağmuru, şanı yüce olan ben gönderdiğim halde siz: Şunlar sebebiyle yağmura kavuş-tuk deyeceksiniz? Halbuki onları da yaratan yüce varlık benim. Rahmetimle yağmuru muayyen miktarda muayyen bir ölçü ve ağırlıkta bölgelere bölünmüş olarak gönderen benim! Ey insanoğulları! Sizden biriniz üç günlük yiyecek bulurda bana şükretmezse, bu halinden memnun olmazsa; benim verdiğim menfaatleri küçümsemiş olur! Kim de malından zekat vermezse; benim Kitabımı (yasalarımı) küçümsemiş olur! Namaz zamanı gelirde; onu kılmaya vakit ayırmayan kimse benden gafil olmuş olur! 19.Hadisi Kutsi. Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: İBADET İLİMDE! ZENGİNLİK DE KANAATTE! “Ey insanoğulları! Sabret ve alçak gönüllü ol ki, seni yüksel-teyim. Bana şükret (emirlerime ve yasaklarıma itaat et ki;) san da-ha fazlasını vereyim.benden mağfiret dile ki seni bağışlayayım. Akrabana iyilik (sıla)yap ki, ömrünü çoğaltayım. Daima susmayı tercih ederek benden afiyet iste; bil ki, selamet vahdette; ihlas da takvada. Zühd de günahlardan tövbe etmekte. İbadet ilimde! Zen-ginlik de kanaatte. Ey insanoğulları! Uyku çokluğu ile kalp tecellisini nasıl ister-sin? Fakirlik korkusu ile takvayı (Allahü Teâlâ dan korkmayı) nasıl ümit edersin? Günahların çokluğu ile nasıl Allahü Teâlâ’nın rızasını kazanmayı arzularsın? Cimrilikle beraber; övülmeyi nasıl arzularsın? Övülmeyi, üstün gelmeyi, sevmekle beraber; hikmet sahibi olmayı nasıl istersin? İlim azlığı ile de saadeti nasıl arzularsın?! 20.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: İLİM GİBİ KIYMETLİ BİR İBADET YOK. “Ey insanlar! Tedbir gibi yaşayış (geçim) yok; eziyet etmek-ten sakınmak gibi güzel takva yok. Edepten daha üstün bir şeref yok. Tövbe gibi makbul bir yardımcı yok. İlim gibi kıymetli bir ibadet yok. Gerçek huzurlu namaz gibi makbul bir namaz yok. Başarıya dek bir saadet yok. Akıldan daha güzel bir güzellik yok. Cehaletten daha kötü bir fenalık yok. Ey insanoğlu! Bana ibadet (emirlerime itaat etmek) için za-man ayır ki, seni ihtiyaçtan kurtarayım, evini rızık doldurayım ve vücuduna rahatlık vereyim. Beni anmaktan ve bana ibadet etmek-ten gafil olma; eğer gafil olursan, seni ihtiyaç içinde bırakırım ve vücüduna zahmaet ve yorgunluk veririm; kalbine de sıkıntı bırakırım. Ey insanoğlu! Sana verdiğim afiyetle bana ibadet etmeye güç kazandın; benim muvaffak kılmamla benim farzlarımı yerine ge-tir-din; benim rızkımla bana isyan etmeye kuvvet kazandın; benim ihsanım içinde boğuldun; afiyetimle de güzelleştin. Halbu ki sen beni unutuyorsun; benden başkasını hatırlıyorsun ve bana şükret-miyor (minnettar olmuyorsun)!..” 21.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: EY İNSANLAR GÜNAHTA İSRAR ETMEYİN HANGİ GÜNAH SEBEBİYLE CEZALANDIRACAĞIMI BİLMEZSİNİZ Ey insanoğlu! Ölüm senin esrarını açar; kıyamette bütün yap-tıklarını okuyup söyler. Amel defteri ise, örtülü hallerini meydana çıkarır. Bir küçük günah işlediğiniz zaman onun küçüklüğüne bakma; ancak onu kime karşı işlediğine bak. Az bir Rızıkla rızık-landığın zaman da onun azlığına bakma; ancak onu sana rızık ola-rak kim veriyor ve seni,senden düşük olanlara kim üstün kılıyor ona bak!.. Günahları toparlayıp sırtına alma; çünkü hangi günah dan do-layı sana gazap getireceğimi bilmezsin. Böylece rızkımı senden kaldırırım, duana karşıda gök kapılarını kilitlerim. O halde sana ceza vermemden emin olma; çünkü benim seni ansızın yakala-mam karanlık gecede kaya üzerindeki karıncanın deprenmesin den daha gizli!.. Ey insanoğulları! Hiç bana isyan ettiniz de benim gazabımı hatırlayarak bana karşı günah işlemek ten korktunuz mu?..Hiç de size emrettiğim gibi, farzlarımı yerine getirdiniz mi? Mallarınız dan fakirlere verdiniz mi? Size kötülük edene iyilik ettiniz mi? Si-ze zulüm edeni bağışladınız mı? Siz den akrabalık bağlarını ke-sene ilgi gösterdiniz mi? Size hainlik edene vefa gösterdiniz mi?... Çocuklarınızı terbiye ettiniz mi?.. Komşularınızı memnun ettiniz mi?.. Din işlerini alimlere sordunuz mu?.. Ben sizin şekillerinize ve güzelliklerinize bakmam; ancak sizin kalplerinize ve niyetle-rinize bakarım. O halde siz bu hasletlerle benim rızamı kazanın. 22.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: DUYDUK DEYİP DE SÖZ KABUL ETMEYEN KİMSELER GİBİ OLMAYIN!.. ALLAHÜ TEALA’DAN KORKUN!.. Ey insanoğlu! Bir kendine bir de bütün yaratıklarıma bak . eğer kendi nefsinden daha üstün bir kimse bulursan iyiliğini ona-yap yoksa Tövbe etmekle ve salih amel işlemekle kendi nefsine ikramda bulun. Nefsin, kendine göre aziz olunca Günahlarla onu kötüleme ve Cehennem azabına onu hazırlama. Ey iman edenler! Allahü Teala’nın üzerinizdeki, nimeti ve bir de sizinle sözleşme yaptığı mîsakını hatırlayın!..Hani siz (ezelde): işittik ve itaat ettik demiştiniz!.. Şu günler gelip çatmadan önce, Allahü Teala’dan korkun: Kıyamet günün den önce; aldanma gününden önce; azap günün den önce; miktarı elli bin yıl olan gün den önce; insanların konu-şamayacağı günden önce; mazeret dilenmek için insanların izin almadıkları günden önce; felaket gününden önce; kıyametin kor-kunç sesinden önce, bet çehreli ve çatık suratlı bir günün dehşe-tinden önce; hiç kimsenin hiç kimseye bir şeyle sahip çıkamadığı ve işlerin ancak Allahü Teala’ya ait olduğu günden önce; kasıp kavurucu günden önce; zelzele günün den önce!.. Yine dağların düşüşü dehşetinden, ibret örneği uzun bir azaptan azabın ivedileş-tirilmesinden dehşetin çocukları ihtiyarlayacağı bir günü azabı gelmezden önce Allahü Teala’dan korkun!..Duyduk deyip de söz kabul etmeyen kimseler gibi olmayın!.. 23.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: VERDİĞİM GÖREVİ YAPMAZSAN ALEMLERE GÖZDAĞI OLACAK BİR İBRET ÖRNEĞİ YAPARIM SENİ! Ey iman edenler! Allahü Teala’yı çok zikredin ve akşam sa-bah onu tesbih edin (onu noksanlıklardan yüceltin ve namaz kı-lın.) Ey imran oğlu Mûsa ve ey Lübnan dağı sahibi! Sözümü din-le hesap görücü (ceza ve mükafat verici olan) mülk sahibi ben Allahü Teala ile senin aranda tercüman yoktur. Faiz yiyici ana ba-ba ya asi olanı Allahü Teala’nın gazabı ile Cehennemin kat kat azaplarıyla müjdele... Ey insanoğulları! Kalbinizde katılık, vücudunuzda hastalık, rızkınızda mahrumiyet ve malınızda eksiklik bulunduğu zaman bil ki; sana faydası olamayan şeyler hakkında söz konuşmuşsun! Ey insanoğulları! Kalbiniz doğru olmadıkça, dininiz doğru ol-maz. Dilin kötü sözlerden arınmadıkça; kalbinde düzelmez. Ben-den korkmadıkça; senin de sözlerin düzelmez. Sen şeytanın arzu-larına uyarken; benden nasıl korkarsın? (Kalpte Allah Teâlâ’nın korkusu oluşmaz) Ey insanoğlu! İnsanların hatalarına bakıp, kendi hatanı unuttuğun zaman, şeytanı sevindirmiş Rahman’ı (Allahü Teala’yı öfkelendirmiş olursun! Ey insanoğlu! Dilin senin aslanın “onu salıverirsen seni yer”! Ey insan oğlu! Bilesin ki, benim rızam dışında olan hiçbir ameli kabul etmem; ihlas sahiplerine müjdeler olsun!.. Ey insanoğlu! Fakirliğin sana doğru yöneldiğini gördüğün za-man, “merhaba hoş geldin, ey iyi kişilerin ilkesi “diye onu karşıla. Zenginliğin de sana yönelerek sana yönelerek geldiğini görünce bunlar azabı çabuklaştıran günahlardır diye söyle. Misafirden alı konduğunu gördüğün zaman Kovulmuş şeytan-dan Allahü Teala’ya sığınırım diye söyle. Ey insanoğlu! Mal benim malım; sen ise benim kulumsun misafir de benim sana bir elçim. Benim malımı benim elçime ik- ram etmezsen; nimetlerimi senden soyup çıkarmamdan korkmazmısın?.. Rızık vermek benim işim şükür senin. Bunun faydası da sana ait; o halde sana verdiğim nimete karşı bana hamt etmez misin? Ey insanoğlu! Sana üç vazife gereklidir. Malının zekatını ver-mek, akrabana ve hocana iyilik edip onlarla ilgiyi kesmemek, ailene ve misafirine namaz kılmayı emretmek! Üzerine gerekli kıl-dığım şeyi yapmazsan, alemlere gözdağı olacak bir ibret örneği yaparım seni.... Ey insanoğlu çoluk ocuğunun hakkını koruduğun gibi komşunun da hakkını korumazsan sana bakmam ve rahme-timi sana yöneltmem duanı da kabul etmem.. “Ey insanoğlu! Kendin gibi bir yaratığa dayanıp güvenme yoksa; seni onunla cezalandırırım! Benim yarattıklarıma karşı büyüklenip kibirlenme; zira senin baş-langıcın bir meniden ibaret Ki, onu bel kemiği ile göğüs kemiği arasından alıp idrar yolundan çıkar şekilde yarattım! Sana haram kıldığım şeylere bakma; çünkü böcek (mezarda) ilk önce vücu-dundan gözlerini yer. Bil ki, bakışlarından ve sevdiklerinden hesaba çekileceksin! Huzurumda yarın makamını hatırla; zira ben, bir göz kırp ma-sı kadar dahi senin gizli hallerinden gafil olmam. Ben kalplerdekini noksansız bilenim.” 24.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: EY İNSANLAR! DEHŞET GÜNÜNDEN KURTULMAK İÇİN ÇALIŞINIZ! “Ey insanoğulları! Şeytan size açık bir düşman; o halde sizde onu kendinize düşman edinin! Bölük bölük huzuruma toplanaca-ğınız açık ve gizli yaptıklarınızdan harf harf sorguya çekileceği-niz “O dehşet gününden kurtuluş için çalışınız”! O gün, öyle bir gün ki; günah işlemekten korkanlar bölük bölük Cennet’e gönde-rilirler, günahkârlarda teker teker Cehennem’e sevk edilirler. Size bu bir mükâfat ve bir ceza olarak yeter! Ben, benden başka İlâh (otorite ve saltanat sahibi olmayan, mülkümde ortağım, vezirim bulunmayan ve saltanatım gibi bir saltanat bulunmayan Allah’ım)! Kim gece ibadet ederek gündüz oruç tutarak namaz kılıp ba-na dûa ederse; çeşitli ikramlarla ona iftar veririm. Gece vaktinde namaz kılan kimsenin Allahü Teala’nın katında şerefi olur. Kim haramlardan gözünü sakındırırsa ateşin hararetin den onu emin kı-larım. Ben sizin Rabb’inizim; beni tanıyın. Nimet veren benim; şükredin (bana minnettar olun)!.. Ben koruyanım; korunmayı ben-den isteyin. Ben, yardımcıyım; ben den mağfiret dileyin. Ben, kas dedilen gayeyim ; beni kasdedin. Ben veren varlığım; ben den isteyin. Ben, ibadete layık olan mabudum bana ibadet edin. Ben gizli şeyleri (esrarı) bilen alimim o halde benden korkun ve benden sakının.” 25.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: KİM ALLAHÜ TEALA’YI BİLİR YASALARINA İTAAT EDERSE KURTULUR! “Allahü Teala, kendinden başka ibadete (itaate) hak sahibi bir ilah olmadığını delilleri ile açıkladı. Kim İslam dan başka din arar-sa; o istediği din asla kendisin den kabul olunmaz. Her ne kadar bana isyan kâr olanı ben cezalandırırsam da, her iyilik edeni de Cennete hak kazanmış değil ( o, ancak benim lüt-fümle Cennete girer.) Benim rahmetimden ümit keseni, ben helâk ederim (cezalandırırım). Kim hakkı tanır da ona uyarsa, helâk tan kurtulur; kimde batılı tanıyıp ondan korunursa; kurtulur. Kim Allahü Teala’yı bilir de O’na itaat ederse, kurtulur. Kim Âhireti bilir de onu isterse; ona kavuşur. Gerçekten Allah Teala, dilediği ne hidayet verir (İslam’ı nasip eder; siz sonuç da O’na döndürülürsünüz. Ey insanoğlu! Allahü Teala senin rızkına kefil olunca senin endişelenmen boşuna. Harcananın yerine mal gelmesi Allahü Te-ala’dan olunca cimrilik neden olsun!.. İblis, Allahü Teala’ya düşman olunca; o, düşmana itaat niçin olsun?! Ateşle cezalanmak olunca neden istirahat edilsin? Her şey benim kaza ve kaderimle meydana gelince, korku neden olsun? Kaybettiğiniz şeylere üzülmeyiniz; Allahü Teala’nın size verdiği şeylere de se-vinmeyiniz. Gerçekten Allahü Teala öğünüp böbürlenen bütün kibirlileri sevmez.” 26.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teâlâ şöyle buyuruyor: YOLCULUK UZUN, YOL HAZIRLIĞINI TAMAMLAYIN. Ey insanoğulları! Azığı çoğaltın, (Ahiret yolculuğundasınız); çünkü yol uzun. Vasıtaları yenileyiniz; çünkü deniz derin. İhlasla amel et; çünkü onu makbul sayan Allahü Teala, her şeyi olduğu gibi gören. Kafirlere buğuz ederek (öfkelenerek) Cehennem den uzaklaş; ve iyi insanları severek Cennete gir. Gerçek şu ki; Allahü Teala iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez. 27.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: CEHENNEM’İN ŞİDDETİ “Ey insanoğulları! Güneşin hararetinden ve yakıcı yer den kork tuğunuz halde (Cehennem azabını düşünmeyip de) daha ne zamana kadar bana isyan edeceksiniz?! Cehennemin yedi tabaka-sı var; her bir tabakasında, Âteş den yetmiş bin vadi var. Her bir vadide, ateşten yetmiş bin mahalle var. Her bir mahallede yet miş bin ev var. Ve onun her bir evinde, ateşten yetmiş bin oda var. Her odada ateşten yetmiş bin kuyu var. Her bir kuyuda ateşten yetmiş bin tabut var. Her bir tabutta Zakkum ağacından yetmiş bin tane var. Her bir ağacın altında ateşten yetmiş bin kelepçe ile her bir kelepçede ateşten yetmiş bin zincir var; ayrıca ateşten yetmiş bin ejderha var. Her ejderhanın boyu bin arşın. Her ejderhanın karnın-da siyah zehirden bir deniz ve ateşten yetmiş bin akrep var. Her akrebin bin kuyruğu var. Her kuyruğunun uzunluğu yetmiş bin ar-şın. Her kuyrukta zehirden yetmiş bin boğum var; her boğumda kırmızı zehirden yetmiş bin batman var. Tur dağı hakkı için, açık sayfaya yazılan yazı hakkı için, Beyt’i Mamur hakkı için, yükseltilmiş sema hakkı için, azgın deniz hakkı için, muhakkak Rabb’inin azabı gerçekleşecek. Ey insanoğulları! Bu Cehennemler ana- babaya asi olanlara, Cimri olan herkese, kovculara, riyakârlara, zekat vermeyenlere, fâiz yiyenlere, Şarap içenlere, yetimlere zulmedenlere, hilekâr iş-çilere, ölü arkasından bağırıp çağıran ağlayıcılara, haram topla-yanlara, Kur’an-ın (içindeki emirleri ve yasakları) unutanlara, kâ-firlerin tümüne, komşuya eziyet edenlere mahsus. Ancak: Tövbe edip de iman üzere salih amel edenler müstesna; Allah bunların günahlarını sevaba çevirir. Allah çok bağışlayan, merhamet sahibi. O halde ey kullarım, nefislerinize merhamet ediniz; çünkü bedenler zayıftır, yolculuk uzun,yük ağır, sefer borusunu çalacak olanda İsrafil (a.s.). Cehennem ateşi de alevli. Hüküm sahibi ise alemlerin Rabb’i. Böylece Allah sizi kendisinden korkutuyor”!.. 28. Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: CENNET GÜZELLİKLERİ “Ey insanlar! Dünya hayatını nasıl sevip istiyorsunuz? Çünkü dünya hayatı ölümlü, nimetleri geçici, hayatı son bulucu; dünyada işlenen günahlar ise baki, (bunlar Ahirette hesaba çekecek). Be-nim katımda itaat karlar için hazırlanmış cennetler var ki, kapıları sekiz tane. Her Cennette zaferandan yetmiş bin bahçe var. Her bahçede kâfûrdan yapılmış yetmiş bin şehir var. Her şehirde ya-kuttan yetmiş bin saray var. Her saray da zeberced’den yetmiş bin ev var. Her evde altından yetmiş bin oda var. Her odada yetmiş bin sofra var. Her sofra üzerinde kırmızı altından yetmiş bin tabak var. Her tabak için de yemek çeşitlerinden yetmiş bin çeşit var. Her dükkanın içinde kırmızı altından yetmiş bin divan var. Her divan üzerinde ipekten, dibaçtan, sündüs ve istebrakdan yet- miş bin döşek var. Her divan arasında, hayat suyun dan, sütten Cennet şarabından ve saf baldan yetmiş bin ırmak var. Her çadır da yetmiş bin döşek var. Her döşekte ahu gözlü huriler var. Ki, önün de yetmiş bin köşk bulunur. Sanki bu huriler inci dizisi! O köşklerden her bir köşkte kâfûrdan bin kubbe var. Her kubbede Allahü Teala’dan bin hediye var! Bunları hiçbir göz görmemiş; hiçbir kulak duymamış; hiçbir kimsenin kalbi de hatırlamamış. Orada istedikleri meyveler (nimetler) var. Bunlar, müminlerin amel karşılığı. Cennette ki cennetlikler orada boş laf ve günah duymazlar; ancak selâmet dileyişi ile se-lamlaşma sözleri var. Cennette ölmezler, ihtiyarlamazlar, üzül-mezler, ağlamazlar, Yorulmazlar, oruç tutmazlar, tuvalete çık-mazlar, idrar etmezler ve cennetten de hiçbir zaman çıkmazlar. Benim rızamı kazanmak isteyenler; benim ikram yerim olan Cenneti arzulayıp benim rahmetimi, nimetimi talep eden; sadaka vermekle, dünyayı benimsememekle, rızkın azına kanaat etmekle bana (rahmetime) yaklaşın. Bende, onu cennetime yerleştireyim. 29.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: İLİMSİZ İBADET VE ALLAH KORKUSU Ey iman edenler; Allahü Teala’dan ona yaraşır şekilde korkun ve ancak Müslüman olarak ölün. Biliniz ki,ilimsiz amel meyvesiz ağaca gibi. Amelsiz ilimde kirişsiz ok yayına benzer. Zekâtsız amel ve ilim taş üzerine tuz ekene benzer. Ahmaklar yanın da ilim, hayvanlar yanın da ki, inci ve yakuta benzer. Katı kalp deniz de duran taşa benzer. Dinlemeyenler yanında öğüt, ölü-ler yanın da ki, yemeğe benzer. Haram mal dan sadaka vermek, idrarla necaset yıkamaya benzer. Zekat vermeden kılınan namaz, ruhsuz cesede benzer. Tövbesiz amel temeli olmayan binalara benzer. Artık o kafirler Allahü Teala’nın kendilerini ansızın yaka-layı vermesinden emin mi oldular? Allahü Teala’nın öyle ansızın baskınından ancak hüsrana düşenler emin olurlar!.. 30.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: MAL BENİM MALIM, SENDE BENİM KULUMSUN “Ey insanoğlu! Mal benim malım; sen de benim kulumsun. Benim malım dan senin malın; ancak yiyip har-cadığın, giyip eskittiğin, dünya için geri bırakmaya-rak, sadaka verip Ahiret için harcadıkların. Dünya için biriktirdiğin den senin payın; ilahi gazabım (cezam)! Ey insanoğlu! Sen üç haldesin: Bir halin benim için diğer ha-lin senin için, öbürüde benimle senin aranda. Benim için olan senin senin ruhun. Senin için olan şey de amelin. Benimle senin arandaki hususa gelince; senden düa benden kabul. Ey insanoğlu! İdareciler, benim mahlukum olan halk üzerinde zulüm yapıp büyüklenmekle; halk da, günah işlemekle cehenneme girerler. Âlimler, haset sebebiyle; Kur’an ı Kerim okuyucuları, gaflet sebebiyle; tâcirler (esnaflar), hainlik sebebiyle; sanatkarlar, aldatma sebebiyle; abidler, riya sebebiyle; zenginler, kibirlenme, zekat vermemek sebebiyle; fakirler, yalan söyleme sebebiyle Cehenneme girerler. O halde Cenneti isteyen nerede ?! 31.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: EĞER ALLÂH’IN HAKKINI BİLEYDİNİZ MEŞGULİYETİNİZ VE GAYENİZ ALLÂH’TAN BAŞKASI OLMAZDI! O’NDAN BAŞKASINDAN DA KORKMAZDINIZ “Ey insanoğlu! Dünya sevgisini kalbinden çıkar; çünkü ben, dünya sevgisi ile benim sevgimi asla bir kalp de toplamam Ey İnsanoğulları! Takvâ sahibi (Allahü Teala’dan korkan) ol ve amelini, gösterişten arındır. Beni zikredip anmak için zaman ayır ki; bende seni meleklerim yanında anayım. Ey İnsanoğulları! Kalplerinizde, meşguliyetlerinizde ve bütün gayretlerinizde Allâh’tan başkası olduğu halde; daha ne zamana kadar (şeklen) “Allâh deyeceksiniz”?! Allâh kalplerinizde olanları bilir. Eğer Allâh’ın hakkını bileydiniz; meşguliyetiniz ve gayeniz Allâh’tan başkası olmazdı; Allâh’tan başkasından da korkmazdınız! O halde Allâh’tan mağfiret isteyin; günah işlemekte de israr etmeyin; çünkü günahlarda israr sûretiyle mağfiret istemek, yalan-cıların tövbesi!.. Senin Rabb’in asla kullara zulmeden değil. 32.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: ALLAH’IN TAKDİRİ, İNSANLARIN ARZUSU: “Ey İnsanoğulları! Katımda takdir edilen ecelin senin (tüken-mez) Arzuna güler. İlahi hükmüm senin sakınmana güler. Benim takdirim, senin tedbir almana güler. Rızkı bölmem senin hırsına güler. O halde kalbi güzelleştirip kaza ve kaderime boyun eğ; çünkü senin rızkın bölündü ve ölçülü, sana takdir ettiğim kesinleşti. Öyle ise Ahiret için hemen çalış maya başla; çünkü senin rızkını dünyada senden başkası yiyemez. Biz dünya hayatında sizin rız-kınızı aranızda böldük ve derece bakımından bir kısmınızı diğer bir kısmınız üzerine yükselttik ki, bir kısmınız bir kısmınızı tutup çalıştırsın. Ben dünyaya: Ey dünya benim velilerim bana kavuşmayı isteyip sevininceye kadar onlara bayağılaş diye vahy ettim. Ey İnsanoğlu! Bil ki, ölüm sana gelecek! Hoşlanmasan bile... hakkında iftiralar edilip söylenecek? Hoşlanmasan bile o halde Allahü Teala’nın hükmüne sabret; zira onun huzuruna gönderileceksin; (uykudan veya bir yerden) kalktığın zaman Allahü Teala’yı tesbih et. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasın da tesbih et. (Namaz kıl) Ey insanoğulları! Siz istersiniz, ben de isterim; ancak benim istediğim gerçekleşir. Benim idareme razı gösterene, ben istediği şeyi veririm. Ey insanlar! Kim salih amelle beni arzularsa; benim yüceligimi bilir. Beni bilen de; beni murat eder. Beni murat eden benim rızamı arar. Beni arayan beni bulur. Beni bulan beni zikreder. Beni zikreden benim (emirlerimi ve yasaklarımı) unutmaz, bende onu mahrum etmem ve unutmam. Ey insanoğlu! Dört türlü ölümü tatmadıkça senin amelin ihlaslı olmaz: Kırmızı ölümü, beyaz ölümü, sarı ölümü, ve siyah ölümü..... Kırmızı ölüm, eziyetlere katlanmak! Beyaz ölüm, uzun boylu susmak! Sarı ölüm ,uzun boylu düşünüp ibret almak! Siyah ölüm, nefis arzularına aykırı hareket etmek! Allahü Teala’nın yolundan sapıp yüz çevirenler için, şiddetli bir azap var! 33.Hadisi Kutsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: İNSANLARIN YAPTIKLARINA, ALLAH’IN, MELEKLERİN VE VARLIKLARIN ŞAHİT OLMASI “Ey insanoğlu! Meleklerim gece ve gündüz senin üzerinde nöbetleşir söylediklerinle yaptıklarını yazarlar. Arz kendi üzerine yaptıkları şahitlik eder. Gök kendisine yükselen iyi amellerle şa-hitlik eder. Güneş ve ay senden gördükleri şeylere şahitlik ederler. Allahü Teala sana şahit olarak yeter O seni gözetip gören. Nefsinin sana verdiği vesveseyi de kalbin den gelip geçenleri de noksansız olarak bilir! Ey insanoğlu! Ömür pek az sende öleceksin. Seni meşgul eden bir iş olarak ölüm sana yeter! Ey insanoğlu! Bilesin ki helal sana damla damla gelir; haram ise sel gibi gelir. Kimin yaşayış ve rızkı saf olursa, dini de saf ve arı olur. 34.Hadisi Kutsi Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: EY İNSANOĞLU! DÜNYA (MENFAATLERİ) İLE SEVİNME ÇÜNKÜ SEN DÜNYADA DEVAMLI KALICI DEĞİLSİN! “Ey insanoğlu! Dünya (menfaatleri) ile sevinme; çünkü sen dünyada devamlı kalıcı değilsin.” Allahü Teala’nın emirlerine ve yasaklarına itaat etmekte sabırlı ol; muhakkak ki Allahü Teala her zorluğa karşı sana yardımcı olur. Fakirlik ten korkma; çünkü o, senin üzerinde kararlaşmış değil. Allahü Teala’nın rahmetinden ümidini kesme; zira Allahü Teala Gafur ve rahîm. Günahı terk et; çünkü “O” günahkârları Cehennem’e sürükler. Zenginlik ile fe-rahlanma; çünkü zengin dünya hayatında aziz (itibarlı lüks hayat içinde) Âhiret hayatında ise zelil (değersiz sıkıntılar içinde). Fakir ise dünya hayatında zelil (değersiz sıkıntılar içinde); Âhiret haya-tında ise aziz (itibarlı lüks hayat içinde). Âhiretin dereceleri daha yüksek ve devamlı. Bilmiş ol ki; fakirlikten korkmak, Allahü Teala’ya karşı kötü zan beslemekten kaynaklanır!.. Ey insanoğlu! Düa senden kabul etmek benden... Mağfiret istemek senden bağışlamak benden... Günahlarından dolayı tövbe etmek senden, kabul etmek benden. Şükretmek (minnettar olmak) senden nimetlerimi artırmak benden. Sabretmek senden yardım etmek benden. İlim iste ki; seni Cennet yoluna götürsün. Ey İmran oğlu Mûsa! Eğer kulumun kalbinde dünya meşguliyeti üstünse; ben de onun kalbini ihtiyaçla meşgul ederim; ölümü unuttururum; mal toplama hastalığını veririm ve Âhiretten gafil bırakırım. Eğer kulun kalbinde Âhiret işiyle uğraşmak üstünse; onun gayretini bana yöneltirim; kullarımı ona hizmetçi yaparım. Kalbine zenginlik ve vücuduna da rahatlık veririm. 35.Hadisi Kudsi Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: EY İNSANOĞLU! CENNETİ ARZULAYAN HAYIRLI İŞLERE KOŞAR “Az bir günahı işlememek için sabretmen; Cehennem azabının (cezasının) çoğuna sabretmenden daha kolay; çünkü Cehennem azabı devamlı bir felâket. İbadetin azına sabredip devam et-mende sana uzun rahmetler getirir. Bu rahmetlerin bulunduğu Cennet’te devamlı nimetler (menfaatler) var. Ey insanoğlu! Ben sana hazırladığım rızkı başkasına yedirmeden önce ona sahip ol! AÇIKLAMA: Sana hazırladığım rızkı (verdiğim o serveti,) kendin ölmeden önce Cennet menfaatlerini kazanmak için harca ki; sen ölünce başkası yemesin! Dünya senden yüz çevirmeden önce, sen ondan yüz çevir. Hesap gününde sevapların iptal edilmeden önce, engellerden kurtul. Âhireti düşünerek mezarını (iyi işlerle) tamir et, çünkü senin kabrinden başka gidecek yerin yok! Ey insanoğlu! Cenneti arzulayan, hayırlı işlere koşar; ateşten korkanda; kötülüklerden kaçar! Kim nefsinin kötü alışkanlıklarından kurtulursa; yüksek derecelere ulaşır! Ey İmran oğlu Mûsa; sen abdessiz (taharetsiz) halde sana bir Musibet isabet ederse, sen nefsinden başkasını ayıplama. Ey Mûsa! İyilikler bakımından fakirlik var ya; işte asıl ölüm budur. Ey Mûsa! Kim (yetkililere) danışmazsa pişman olur. Bir işin hayırlı olmasına dua eden pişman olmaz. 36.Hadisi Kudsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: GÖSTERİŞ ŞAN VE ŞÖHRET İÇİN YAPILAN İŞLERİN İPTALİ “Duyulsun ve görülsün diye iş yapan kimse dağı yumuşatmak için sırtı ile su taşıyan kimse gibi olur; ancak yorgunluk ve zahmet çeker, yaptığı iş boşa çıkar. Su taşımasıyla dağ yumşamaz. Allah Teala’nın rızası için yapılan işler böyle değil; onlar makbul. 37.Hadisi Kudsi, Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: DİNİME HİZMET ET Kİ, KULLARIMI SANA HİZMETÇİ YAPAYIM! “Ey insanoğlu! Benim dinime hizmet et ki, kullarımı sana hizmetçi yapayım. Sen ömrün boyunca, ne geçmiş de ve nede gelecekte, bana isyan miktarını bilmezsin. Beni zikretmeyi unutma; çünkü ben dilediğimi derhal yapan güç ve kuvvet sahibiyim. Bana ibadet (itaat) et; zira sen güçsüz kulsun; ben ise yüce olan Rabbım. Ey insanoğlu! Adem evlatlarından, kardeşlerin, sevdiklerin, eğer senin günahının kokusunu alsalar ve onlar benim bildiklerimi bilselerdi; ne seninle otururlar, nede sana yaklaşırlardı. Nasıl olu-yor ki, günahların her gün çoğalıyor; ömrün ise annen seni doğuralıdan beri azalıyor. Ey insanoğlu! Deniz ortasında kayığı parçalanarak bir tahta Parçası üzerinde dalgalara maruz kalan kimse, musibet bakımın-dan senden daha ileri değil. O halde günâhkâr olduğunu Kesin olarak bil!.. Ameline güvenme, kendini kurtulmuş sanma, Allahü Teala’dan rahmet iste. Ey ademoğlu! Ben sana afiyetle bakıyorum, günahlarını örtü-yorum, hiç de sana muhtaç değilim. Sen muhtaç olduğun halde; emirlerime karşı çıkıyorsun! Ey insanoğlu! Ne zamana kadar ölümlü dünyayı mamur ve ölümsüz olan Âhiret hayatını harap edeceksin? Ey insanoğlu! Ne zamana kadar ölümlü dünyayı mamur ve ölümsüz olan Âhiret hayatını harap edeceksin? Ey insanoğlu! Benim yaratıklarımın idarecilerinden ve kızgın olmalarından korkarsın; fakat benim emirlerime ve yasaklarıma karşı çıkarsın; banim öfkemden korkmazsın; Halbu ki, benim öfkem onların kinden çok daha büyük. Ey insanoğlu! Eğer göklerdeki melekler yerdeki bütün insanlar senin için mağfiret dileseler, yine günahlardan dolayı ağlaman gerekirdi; çünkü sen hangi hal üzere öleceğini ve bana nasıl kavuşacağını bilmezsin. Ey imran oğlu Mûsa! Dediğim sözü dinle; çünkü ben, ancak hak olan şeyi söylerim: insanlar bir kulun zumlun den, kötülüğün den, hilesinden, kovuculuğun dan, gıybetin den, ve hasedinden, emin olmadıkça, o kul bana iman etmiş olmaz. Ey Mûsa! Sen Rabb’in den gelen hakkı söyle, isteyen imana gelsin, isteyen kafir olsun. 38.Hadisi Kudsi Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle buyuruyor: HER İŞİNDE BENİM RIZAMI ÖN PLANA AL Kİ YAPTIĞIN İŞLER BOŞA GİTMESİN. Ey insanoğlu! Sen iki büyük nimet arasın da bulunuyorsun: Bunlardan hangisinin sana göre büyük olduğunu bilmiyorsun. İn-sanlardan saklı olan günahkar halin mi, yoksa insanların sana olan güzel övgüsü mü? Eğer insanlar, benim senin hakkında bildikle-rimi bilseler di. Seni övmezlerdi. Bundan daha büyüğü, afiyet üzere olup onlara muhtaç bulun maman ve onların sana muhtaç olma-sı; sana sıkıntı vermelerinin de kalkmış olması. O halde bana hamdet, sana olan nimetimin kıymetini bil, benim rızam için ame-lini riyadan (gösterişten arındır.) (Yolda acıkmaktan ve tehlikeler den) korkan bir yolcu gibi; yol hazırlıklarını ve hayırlı işlerini benim arşım altına koy. (Her işinde benim rızamı ön plana al ki; yaptığın işler boşa gitmesin Ey insanoğulları! Katı kalpleriniz, kötü işleriniz den ötürü ağlıyor; amelleriniz de bedenleriniz den ötürü ağlıyor; bedenlerinizde dilleriniz den ötürü ağlıyor; dilleriniz gözleriniz den ötürü ağlıyor. Ey insan oğulları! Benim hazinelerim hiçbir zaman tükenmez. Sen harcayıp yedirdiğin kadar ben sana veririm. Sen tutkunluk ve cimrilik ettiğin kadar, bende sana kısarım. Senin fakirlere karşı cimrilik etmen, bana kötü zan beslemenden; fakirlik ten kork mandan; senin aslını rızkına önem vererek yarattığıma itimat etmeyişinden. Rızkı önemseyip de sana rızkı ben verince, sende yedirip harca; benim rızkımla kullarıma cimrilik etme. Harcadığının yerine gelecek malı ben sana tekeffül ettim ve sana mükafatta vaat ettim. O halde, kitabım hakkında neden şüphe ediyorsun da benim vadime güvenmiyorsun; peygamberlerimi tasdik etmiyor-sun?.. Benim peygamberlerimi yalanlayan, benim ulûhiyyetimi (otoritemi) inkar etmiş olur. Benim ulûhiyyetimi (otoritemi) ret edeni; bende yüzü kuyu cehenneme yuvarlarım. Ey insanoğulları! O halde, bana ibadet (itaat) edin; bana şükredin (minnettar olun), beni inkar etmeyin. Ey insanoğlu! Benim dostum olan bir velime düşmanlık eden kimse, bana savaş ilan etmiş olur. Benim en şiddetli azabım (cezam): Benden başka yardımcısı bulunmayana zulmeden kimseye. Kendisine ayırdığım rızka razı olursa, onun rızkına bereket veririm; dünyayı istememesine rağmen dünya menfaatlerini ona veririm.” * ** 39.Hadisi Kudsi Çeşitli konularda: Allahü Teala şöyle bu-yuruyor: EY İNSANOĞLU! EĞER SENİ DİLSİZ YARATMIŞ OLSAYDIM KONUŞAMAZDIN! “Ey insanoğlu! Elini göksüne koy da, kendin için sevdiğini başkası için de sev... Ey insanoğlu! Bedenin zayıftır, dilin hafif, kalbin ise katı. Ey insanoğlu! Vücut azalarından (organlarından) hiçbir aza yoktur ki, ben onun rızkını yaratmış olmayayım. Ey insanoğlu! Senin en son Varışın ölüm; o halde ölüm sana gelmeden önce onun için çalış.... Ey insanoğlu! Eğer seni dilsiz yaratmış olsaydım konuşamazdın, kör yaratsaydım göremezdin, sağır yaratsaydım duyamazdın. O halde, senin üzerinde olan nimetimin kıymetini bil de bana şükret (minnettar) ol ve beni inkar etme; çünkü dönüşün bana! Ey insanoğlu! Sana ayırdığım rızkın tümünü sen tüketinceye kadar, o rızık seni arar durur. Ey insanoğlu! Yalan yere bana yemin etme; kim bana yalan yere yemin ederse, onu ateşe sokarım. Ey insanoğlu! Rızkımı yiyince, bana ibadete (itaate) başla. Ey insanoğlu! Yarınki rızkı ben den isteme; çünkü ben senden yarının iş ve ibadetini istemiyorum!.. Ey insanoğlu! Ben senin az ameline razıyım; fakat sen çok rızka razı olmuyorsun, yine istiyorsun. Ey insanoğlu! Eğer ben dünyayı kullarımdan birisine bırakacak olsaydım, onu muhakkak ki, peygamberlerime bırakırdım; onlar da kullarımı bana ibadete çağırırlar ve emrimi yerine getirmeye davet ederlerdi. Ey insanoğlu! Ölüm gelmeden önce kendin için çalış. Günahlarını az görüp aldanmayasın; çünkü günah işleme yolunda Cehennem var. Dünya hayatı ve uzun arzu ve istekler, seni Tövbe etmekten meşgul edip alıkoymasın; çünkü pişmanlık fayda vermediği bir zamanda, tövbeyi geciktirdiğine pişman olursun. Ey insanoğlu! Sana rızık olarak verdiğim malım dan (zekât) hakkımı çıkarıp fakirlere vermez onların hakkını saklarsan; senin üzerine bir zalim musallat ederim ki, o zalim senin malını alır, sana da o maldan sevap vermem. Ey insanoğlu! Eğer benin rahmetimi istiyorsan; bana itaat etmeye devam et. Eğer azabımdan korkuyorsan; emirlerime ve yasaklarıma muhalefet etmekten kork!. Ey insanoğlu! Dünya zevkleri senin karşına gelince, ölümü hatırla. Mal kazandığın zaman, hesap vermeyi hatırla!. Yemeğe oturduğun zaman, aç olanları hatırla!.. Nefsin, seni zayıf kimseye güç yetir meye (ona zulmetmeye) götürürse; seni o zayıf üzerine musallat olduğun;Allahü Teala’nın senin üzerindeki gücünü hatırla. Eğer Allahü Teala isteseydi; o zayıfı güçlü yapar senin üzerine musallat ederdi. Sana bir balâ gelince, Allahü Teala’dan yardım iste; güç ve kuvvet yüceler yücesi olan Allahü Teala’nın diye söyle. Sana (ölüm gibi) bir musibet gelince de: “ Biz Allah Teâlâ’nın yarattıklarıyız, ona döneceğiz diye söyle.” ********************* 40.Hadisi kutsi, Çeşitli konularda: Yüce Allah şöyle buyuruyor: YÜCE ALLAH 'IN UYARILARI VE TEHDİTLERİ! TÜM KAZANDIKLARINI ÖLÜMLE BIRAKIR GİDERSİN; AMA HESABINI VE CEZASINI SEN ÇEKERSİN! Ey insanoğlu! Hayırlı işler yap: Çünkü hayır, Cennet’in anahtarı ve kılavuzu (yol göstericisi)! Kötülüklerden de sakın: Çünkü onlarda; Cehennem’in anahtarları ve kılavuzu (yol göstericisi)! Ey insanoğlu ! Şunu iyi bil ki; harap olacak evler yapıyorsun! Çünkü ömrün geri alınmak üzere; emanet verildi! Vücudun er geç toprak olacak. Biriktirdiğin mallarda; varislere kalacak! Menfaatleri onların; hesabını verecek, cezasını çekecek ve bu yüzden pişmanlık denizinde boğulacak olanda sensin! Mezardaki arkadaşında amellerin (emirlerime ve yasaklarıma itaat ederek yaptığın güzel işlerin) olacak. Öyleyse hesaba çekilmeden önce; kendini hesaba çek! Allâhü Teâlâ’ya kulluk (emirlerine ve yasaklarına itaat) için; acele et! Günah işlemekten (Allâh Teâlâ'ya karşı suç işlemekten) kork! Sana verilenlere razı ol. Şükredenlerin (Allâhü Teâlâ'ya mutlak itaat edip minnettar olanların) safına katıl. Ey insan! Kim gülerek günah (Allâh Teâlâ'ya karşı suç) işlerse ; onu ağlar olduğu halde Cehennem ateşinde yakacağım! Her kim benden korktuğu için oturur ağlarsa; onu da gülerek Cennet’ime koyacağım! Ey insan! Nice zengin var ki; hesap gününde; keşke fakir olsaydım deye pişman olacak! Nice zalim insanlar var ki; ölüm onları alçaltıverir. Nice sevinç ve ferahlık var ki; insana uzun zaman sıkıntı verir! Ey insanoğulları! Eğer sizin bildiklerinizi hayvanlar bilseydi; yemeyi ve içmeyi bırakırlarda; aç ve susuz ölüp giderlerdi. Ey insanoğulları! Kavuştuğun dünya menfaatlerine; sakın sevinme; kaybettiklerine ve ulaşamadıklarına da; sakın üzülme. Ey insanoğulları! Seni topraktan yarattım; gene toprağa çevireceğim ve seni topraktan tekrar dirilteceğim! O halde dünya zevklerini ve eğlencelerini bırak; ölüm ötesi hayatın için çalış! Şunu iyi bil ki; ben bir kulumu sevdiğim zaman; dünya menfaatlerini ondan uzaklaştırırım (fâkirlik veririm; O’ da sabreder;) bende o’na doğru ile yanlışı bilme | IstatistiklerKullanıcılarımız toplam 566 mesaj attılar bunda 64 konu Toplam 14 kayıtlı kullanıcımız var Son kaydolan kullanıcımız: istanbul En aktif konularKimler hatta?Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir Yok Sitede bugüne kadar en çok 6 kişi Perş. Ocak 05, 2012 3:06 pm tarihinde online oldu. Giriş yap |










» Her Gün'de bir Dua edelim
» Kabak cekirdeginin faydalari
» Hadisi Şerife"lerle Hakikat
» Osmanlı İmparatorluğu
» Hat sanatı
» Unutkanliga iyi Gelen Besinler
» KIZ İSTEME, SÖZ, NİŞAN VE DÜĞÜN
» Hakikat . Marifet . Tarikat . Şeriat
» HEDİYELEŞMENİN ÖNEMİ İLE İLGİLİ HADİSLERDE PAYLAŞMIŞ OLALIM:
» Şiir Diliyle
» Depremi Önceden bilmek mümkünmü ?
» Güzel Camiiler
» İbretlik olaylar
» Hakikat'te Fıkıh'i Mesele'ler .
» Hadisi Kutsi
» Ata sözleri
» Bilmece Bulmaca
» Hat sanatı
» Hayvan serverler köşesi.